vazgeçmiş

listen to the pronunciation of vazgeçmiş
التركية - الإنجليزية
forwent
forsaken
vazgeç
back off
vazgeç
(Bilgisayar) abort
vazgeç
waive
vazgeç
forgo

Tom had to forgo his morning swim, on account of it being too cold. - Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.

vazgeç
give up

I tried to persuade Sam to give up his plan, only to fail. - Sam'i sadece başarısız olacak planından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştım,

Jefferson was not ready to give up his plan. - Jefferson planından vazgeçmeye hazır değildi.

vazgeç
abjure
vazgeç
lay aside
vazgeç
renounce

He renounced the ownership of the land. - Arazinin mülkiyetinden vazgeçti.

I can't believe he renounced his U.S. citizenship. - Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.

vazgeç
desist from
vazgeç
abdicate

The king was forced to abdicate. - Kral tahttan vazgeçmeye zorlandı.

vazgeç
forsook
vazgeç
deter
vazgeç
forsake
vazgeç
dispense with

It seems unlikely that any society could completely dispense with myths. - Herhangi bir toplumun efsanelerinden tamamen vazgeçebilmesi olası görünmüyor.

We cannot dispense with the rainforests. - Biz yağmur ormanlarından vazgeçemeyiz.

vazgeç
given up

Tom has all but given up. - Tom neredeyse vazgeçti.

Since the accident, Tom has given up hope of becoming a professional dancer. - Tom, kazadan beri profesyonel bir dansçı olma umudundan vazgeçti.

vazgeç
gave up

I gave up smoking a year ago. - Ben bir yıl önce sigara içmekten vazgeçtim.

I gave up smoking for health. - Ben sağlık için sigara içmekten vazgeçtim.

vazgeç
throw over
vazgeç
{f} forsaken
vazgeç
thrown over
vazgeç
{f} forsaking
dileğinden vazgeçmiş
unwished
vazgeç
throwover
vazgeç
thrownover
vazgeç
givenup
vazgeç
giveup
vazgeç
gaveup
vazgeç
throw#over
vazgeç
cancel
vazgeç
desist
vazgeç
thrown#over
vazgeçmiş
المفضلات