vazgeçirme

listen to the pronunciation of vazgeçirme
التركية - الإنجليزية
dissuasion
dehortation
vazgeçirmek
dissuade
vazgeçirmek
{f} discourage

I've done everything possible to discourage people from doing that. - İnsanları onu yapmaktan vazgeçirmek için mümkün olan her şeyi yaptım.

vazgeçirmek
turn
vazgeçirmek
wean
vazgeçirmek
choke off
vazgeçirmek
dissuade from
vazgeçirmek
discourage from
vazgeçirmek
deter
vazgeçirmek
deter from
vazgeçir
wean
vazgeçir
turn aside
vazgeçirmek
turn aside
vazgeçirmek
talk sb out of
vazgeçirmek
wean someone off
vazgeçir
dissuade

She tried to dissuade him from participating in the project. - O onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştı.

I tried to dissuade him from participating in the project. - Onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştım.

vazgeçirmek
choke back
vazgeçirmek
wean away from
vazgeçirmek
to dissuade, to deter, to discourage, to talk sb out of
vazgeçirmek
talk smb. out of smth
vazgeçirmek
argue smb. out of smth
التركية - التركية
Vazgeçirmek işi veya durumu
(Osmanlı Dönemi) TEFRİG
vazgeçirmek
Vazgeçmek işini yaptırmak
vazgeçirmek
Vazgeçme işini yaptırmak
vazgeçirme
المفضلات