unvan

listen to the pronunciation of unvan
التركية - الإنجليزية
{i} title

After winning all the matches, he got the title of champion. - Tüm maçları kazandıktan sonra şampiyon unvanını aldı.

Who do you think will win the tennis title this year? - Bu yıl tenis unvanını kimin kazanacağını düşünüyorsun?

title (of rank or dignity)
law name (of a business or firm)
title san
style
position

A big title does not necessarily mean a high position. - Büyük bir unvan mutlaka yüksek bir görev anlamına gelmez.

(Bilgisayar) job title
(Politika, Siyaset) head
designation
appellative
appellation
ünvan
title

Mister Gipuzkoa won the title of Mister Spain in 1999. - Bay Gipuzkoa 1999 yılında Bay İspanya ünvanını kazandı.

Grandmaster is the highest achievable title in chess. - Büyükusta satrançta en yüksek ulaşılabilir ünvandır.

ünvan
{i} degree
kral veya eşine verilen unvan
majesty
unvanlar
nomenclature
ünvan
style
ünvan
address
ünvan
caption
eksik unvan
(Kanun) imperfect title
uzun unvan
(Askeri) long title
ünvan
appellation
ünvan
name
ünvan
{i} superscription
ünvan
designation
ünvan
denotation
التركية - التركية
Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, san
Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, san: "Deme bana Oğuz, Kayı, Osmanlı / Türk'üm, bu ad her unvandan üstündür."- Z. Gökalp
(Osmanlı Dönemi) isim, lâkap, nâm; ûn
ticari unvan
Ticarethanelerin kullanma zorunda oldukları isim veya unvan
ÜNVAN
(Osmanlı Dönemi) İsim. Lâkab. Adres
ÜNVAN
(Hukuk) San; belli kimselere verilen titr
ÜNVAN
(Osmanlı Dönemi) Önsöz, mukaddeme
unvan
المفضلات