Sonuç asla tatmin edici değildi.
- The result was by no means satisfactory.
Tom asla aptal değildir, O sadece tembeldir.
- Tom is by no means unintelligent. He is just lazy.
Ayda bir milyon yen kazanmak kesinlikle olanaksızdır.
- It's by no means impossible to earn one million yen a month.
Çeviri kesinlikle kolay değil.
- Translation is by no means easy.
O hiçbir şekilde anjelik değildir.
- She is by no means angelic.
O hiçbir şekilde kibar değil.
- She is by no means polite.
O hiçbir şekilde kibar değil.
- She is by no means polite.
Nic hiçbir şekilde ödülden memnun değil.
- Nick is by no means satisfied with the reward.