trist

listen to the pronunciation of trist
ألمانية - التركية
الإنجليزية - التركية

تعريف trist في الإنجليزية التركية القاموس.

depressing
bunaltıcı

O bunaltıcı bir hikaye. - That's a depressing story.

Bu kasaba çok bunaltıcı. - This town is so depressing.

depressing
iç karartarak
depressing
(Ticaret) düşürücü
depressing
can sıkan
depressing
kasvet verici
depressing
{f} üz
depressing
iç karartıcı

Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı. - Living the kind of life that I live is senseless and depressing.

O iç karartıcı görünüyor. - That sounds depressing.

plural of , trist
in, trist çoğul
depressing
{s} acıklı
depressing
sıkıntılı/bunaltıcı
depressing
{s} hüzünlü

Tom'un hikayesi çok hüzünlüydü. - Tom's story was very depressing.

depressing
x üz/indir/bastır
depressing
{s} moral bozucu

Sanırım o biraz moral bozucu. - I think he's a bit depressing.

ألمانية - الإنجليزية
forlorn (empty and sad)
drab
depressing
glum
sad
dreary
dismal
forlorn
trist (Farbe)
dull
trist (Farbe)
drab
الدانماركية - ألمانية
trostlos
traurig

Der Film war so traurig, dass alle weinten. - Filmen var så trist at alle græd.

Ihre Augen waren voller Traurigkeit. - Hendes øjne var fulde af tristhed.

السويدية - ألمانية
rüpelhaft
الإنجليزية - ألمانية

تعريف trist في الإنجليزية ألمانية القاموس.

plural of , trist
Plural von, Trist
trist
المفضلات