toka

listen to the pronunciation of toka
التركية - الإنجليزية
buckle

He who steals a belt buckle will be executed; he who steals a state becomes a prince. - Bir kemer tokası çalan idam edilecek; bir devlet çalan bir prens olur.

clasp

She fastened the clasp of her necklace. - Gerdanlığının tokasını kapadı.

bobby-pin
(Havacılık) barrette
hairclip
hairpin
(Tekstil) claps
ouch
hasp
bobby pin

Sami found a bobby pin under his bed. - Sami yatağının altında bir saç tokası buldu.

Sami found a bobby pin under his bed. - Sami yatağının altında bir tel toka buldu.

hairgrip
fibula
buckle (as of a belt)
fastener
clip
buckle, clasp; hairclip
barrette (for the hair); hairpin
grip
slide
handshake

They parted with a firm handshake. - Sıkı bir tokalaşmayla ayrıldılar.

Our club has a secret handshake. - Kulübümüzün gizli bir tokalaşması var.

clevis
belt buckle

He who steals a belt buckle will be executed; he who steals a state becomes a prince. - Bir kemer tokası çalan idam edilecek; bir devlet çalan bir prens olur.

fasten

She fastened the clasp of her necklace. - Gerdanlığının tokasını kapadı.

toka etmek
(Askeri) close up
toka etmek
shake hands
toka ile bağlamak
buckle
toka ile tutturmak
clasp
toka, kopça
(Tekstil) claps
toka dikimi
(Tekstil) buckle tacking
toka etmek
to shake hands
toka ile tutturma
enclasping
toka ile tutturmak
buckle on
toka ile tutturmak
buckle
toka ile tutturmak
buckle up
toka koyma
enclasping
toka takmak
do up the buckle
toka takmak
fasten buckle
toka çıkarmak
unfasten the buckle
toka çıkarmak
undo the buckle
(toka/kopça ile) tutturmak
buckle
l. toka
l. buckle
kıvrık toka
hair slide
tel toka
bobby pin

Sami found a bobby pin under his bed. - Sami yatağının altında bir tel toka buldu.

التركية - التركية
İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma
El sıkışma. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma
El sıkışma
Kadınların saçlarını tutturmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç
içki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturulması
Kadınların saçlarını tutturmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç: "Bir de sahte taşlı bir toka takmış saçlarına."- Ç. Altan
Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık
toka etmek
Kadeh tokuşturmak
toka etmek
El sıkışma
toka etmek
Vermek
toka etmek
Karşılıklı iki parçayı getirip birbirine dayamak
toka
المفضلات