to show off

listen to the pronunciation of to show off
الإنجليزية - التركية
polim yapmak
fiyaka satmak
gösteriş yapmak
boast
{f} övünmek
boast
{f} böbürlenmek
show off
gösteriş

O gösteriş yapmayı sever. - She likes to show off.

Tom gösteriş budalasının tekidir. - Tom is such a show off.

boast
{i} övünme

O, asla başarısıyla övünmedi. - He never boasted of his success.

O konuda çok fazla övünme. - Don't boast too much about that.

show off
hava atmak

Hava atmak için benimle İngilizce konuştu. - He spoke with me in English in order to show off.

Hava atmak için benimle İngilizce konuştu. - She spoke with me in English in order to show off.

show off
gösteriş yapmak

Leyla gösteriş yapmaktan hoşlanmadı. - Layla didn't like to show off.

boast
sahip ol/böbürlen
show off
caka satmak
show off
tribünlere oynamak
boast
kabarmak
boast
atıp tutmak
boast
yontmak
boast
şişinmek
boast
göğsü kabarmak
show off
göstermek

O, yeni bisikletini arkadaşlarına göstermek için istekliydi. - He was eager to show off his new bicycle to his friends.

O ders sırasında akıllılığını göstermek istedi ama o başarısız oldu. - She wanted to show off her cleverness during class, but she failed.

show off
racon kesmek
show off
şov yapmak
show off
çalım satmak
show off
kurum satmak
boast
övünç kaynağı
boast
-e sahip olacak kadar şanslı olmak
boast
{f} övün

O, birincilik ödülünü kazanmakla övündü. - She boasted of having won the first prize.

O, asla başarısıyla övünmedi. - He never boasted of his success.

show off
{f} gösteriş yap

Zengin insanlar pahalı saatleriyle gösteriş yaparlar. - Rich people show off with their expensive watches.

Leyla gösteriş yapmayı severdi. - Layla loved to show off.

show off
fiyaka satmak
boast
kurulma
boast
(fiil) övünmek, övünç duymak, büyük konuşmak, iftihar etmek, böbürlenmek; palavra atmak
boast
boasterövünen kimse
boast
{f} palavra atmak
boast
kendini beğenme
boast
kurumlanma
boast
{f} büyük konuşmak
show off
fiyaka
show off
gözler önüne sermek
show off
fiyaka yapmak

Leyla fiyaka yapmaktan hoşlanmıyordu. - Layla didn't like to show off.

show off
gururla göstermek
show off
havasına girmek
show off
(deyim) gösteriş yapmak,fiyaka yapmak. a show-off gösteriş budalası show someone/sth. off göstermek
show off
caka
show off
gösterişçi
show off
havalı
show off
(Fiili Deyim ) (zenginliğini , bilgisini , edep yerini vs.) göstermek , göz önüne sermek , fiyaka yapmak
الإنجليزية - الإنجليزية
hotdog
showboat
To exhibit; to demonstrate one's skill, talent, etc. for its own sake

She loves to show off her new car and her driving prowess.

one who shows off
swash
assume airs
brag
vaunt
boast
bluster
If you show off something that you have, you show it to a lot of people or make it obvious that you have it, because you are proud of it. Naomi was showing off her engagement ring He actually enjoys his new hair-style and has decided to start showing it off. see also show-off
gasconade
blow
gas
display proudly; act ostentatiously or pretentiously; "he showed off his new sports car"
A child who is more talented than yours
disapproval If you say that someone is showing off, you are criticizing them for trying to impress people by showing in a very obvious way what they can do or what they own. All right, there's no need to show off
boast, be proud; exhibit; coquetry, prissiness; one who thinks highly of himself and attempts to demonstrate it to others
tout
to show off
المفضلات