to rest in a state of reduced consciousness

listen to the pronunciation of to rest in a state of reduced consciousness
الإنجليزية - التركية

تعريف to rest in a state of reduced consciousness في الإنجليزية التركية القاموس.

sleep
{f} uyumak

Bu oda uyumak için uygun değil. - This room is not suitable for sleeping.

Günde en az yedi saat uyumak zorundayız. - We must sleep at least seven hours a day.

sleep
{i} uyku

Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor. - From my own experience, illness often comes from sleeplessness.

Şair ölümü uykuya benzetti. - The poet compared death to sleep.

sleep
{i} uyuma

Bu oda uyumak için uygun değil. - This room is not suitable for sleeping.

Pencereler açık uyuma. - Don't sleep with the windows open.

sleep
kesik kesik uyuma
sleep
{f} uyuklamak
sleep
{f} kalmak

Evde kalmak ve bütün gün uyumak istiyorum. - I want to stay home and sleep all day.

Tom muhtemelen sadece evde kalmak ve uyumak istedi. - Tom probably wanted to just stay at home and go to sleep.

sleep
{f} uyu

Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi. - It seems that the children will have to sleep on the floor.

Bu oda uyumak için uygun değil. - This room is not suitable for sleeping.

sleep
yatacak yer sağlam
sleep
{i} uyku hali
sleep
son uyku
sleep
broken sleep devamlı olmayan uyku
sleep
{f} yatacak yer sağlamak
sleep
{f} (slept) uyumak
sleep
putto sleep yatırmak
sleep
{i} kış uykusu
sleep
uyuşmak karıncalanmak
sleep
gece yarısından evvelki uyku
sleep
(fiil) uyumak, uyuklamak, gecelemek, kalmak, fırıl fırıl dönmek, çok hızlı dönmek, yatacak yer sağlamak
الإنجليزية - الإنجليزية
sleep
to rest in a state of reduced consciousness

    الواصلة

    to rest in a state of re·duced con·scious·ness

    التركية النطق

    tı rest în ı steyt ıv ridust känşısnıs

    النطق

    /tə ˈrest ən ə ˈstāt əv rēˈdo͞ost ˈkänsʜəsnəs/ /tə ˈrɛst ɪn ə ˈsteɪt əv riːˈduːst ˈkɑːnʃəsnəs/

    كلمة اليوم

    publican
المفضلات