to make proof of; to demonstrate; to prove or show practically

listen to the pronunciation of to make proof of; to demonstrate; to prove or show practically
الإنجليزية - التركية

تعريف to make proof of; to demonstrate; to prove or show practically في الإنجليزية التركية القاموس.

approve
{f} uygun bulmak
approve
{f} beğenmek
approve
{f} onaylamak

İngiltere ile anlaşmayı onaylamak için Senato hızlı davrandı. - The Senate acted quickly to approve the treaty with Britain.

Tüm delegeler, onu onaylamak için oy verdi. - All the delegates voted to approve it.

approve
onay vermek
approve
{i} onay

Planı onaylayacak gibi görünmüyorlar. - They don't seem to approve of the plan.

Ben, öneriyi onaylıyorum. - I approve the suggestion.

approve
(İnşaat) onaylamak, kabul
approve
münasip görmek
approve
tasvip

Kumar oynamayı gerçekten tasvip etmiyorum - I don't really approve of gambling.

Bazı insanlar profesyonel beyzbolü tasvip etmiyor. - Some people don't approve of professional baseball.

approve
he demek
approve
doğru bulmak
approve
olumlu bulmak
approve
{f} razı olmak
approve
tensip etmek
approve
(Avrupa Birliği) onaylama,uygun bulma,kabul etme, tasdik etme
approve
yoklamak
approve
onayla,v.onayla: n.onay
approve
(fiil) uygun bulmak, uygun görmek, onaylamak, razı olmak, beğenmek, kabul etmek, onamak
approve
tasvip ve tasdik ederek
approve
approvingly beğenerek
approve
denemek
الإنجليزية - الإنجليزية
approve

His account . . . approves him a man of thought.

to make proof of; to demonstrate; to prove or show practically
المفضلات