to behave toward; to act with regard to; to treat; as, to use a beast cruelly

listen to the pronunciation of to behave toward; to act with regard to; to treat; as, to use a beast cruelly
الإنجليزية - التركية

تعريف to behave toward; to act with regard to; to treat; as, to use a beast cruelly في الإنجليزية التركية القاموس.

use
{i} menfaat
use
{i} faydalanma

Şirketimiz internetten faydalanmaktadır. - Our company makes use of the Internet.

Atom enerjisinden faydalanmalıyız. - We should make use of atomic energy.

use
{i} fayda

Onun yardımını istemenin faydası yok. - It is no use asking for her help.

Ben makinenin faydası olmadığını anladım. - I found that the machine was of no use.

use
(Kanun) istimal
use
kulanım hakkı
use
-ardı
use
kullanma yetisi
use
(to ile) (eskiden) -erdi
use
yararlanma hakkı
use
kullanım

Su yasası bir kaynak olarak suya sahip olma, kontrolü ve kullanımı ile ilgili hukuk alanıdır. - Water law is the field of law dealing with the ownership, control, and use of water as a resource.

Bu kelime şu an kullanımda değil. - This word is not in current use.

use
kullanma

Sıcak suyun tümünü kullanma. - Don't use all the hot water.

Bu bisikleti kullanmalıyım. - I must use this bike.

use
tüketmek
use
kullanmak

Bıçak o kadar kördü ki onunla eti kesemedim ve benim çakımı kullanmak zorunda kaldım. - The knife was so dull that I couldn't cut the meat with it and I had to use my pocketknife.

O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım. - She just had to use her Puss-In-Boots look and I was her devoted servant.

use
{f} faydalanmak

Şirketimiz internetten faydalanmaktadır. - Our company makes use of the Internet.

use
{f} muamele etmek
use
{f} kullanmak: He used the money to buy a new car. Parayı yeni bir otomobil almak için kullandı
use
{f} davranmak
use
{i} kullnım hakkı
الإنجليزية - الإنجليزية
use
to behave toward; to act with regard to; to treat; as, to use a beast cruelly
المفضلات