Tom'un hâlâ hafif bir topallaması var.
- Tom still has a slight limp.
Tom'un topallaması psikosomatik.
- Tom's limp is psychosomatic.
Yaşlı bir kadın cadde boyunca topalladı.
- An old woman limped along the street.
Sen artık topallamıyorsun.
- You're not limping anymore.
Neden aksayarak yürüyorsun?
- Why are you walking with a limp?
Alman çoban caddeden aşağıya doğru aksayarak yürüyordu.
- The German Shepherd was limping down the street.
... Earth is beginning to look more like the place we now call home. ...
... IN THE JANITOR'S ROOM WE CALL YOU THE BOWL BUSTER. ...