İki şey arasında ince farklar var.
- There are subtle differences between the two things.
Tondaki ince farklar orijinali fotokopiden ayırt eder.
- Subtle differences in tone discriminate the original from the copy.
Bu iki ülke arasında önemli farklılıklar var.
- There are significant differences between those two countries.
Tom'un ve benim farklılıklarımız var.
- Tom and I have our differences.
Tom'un ve benim farklılıklarımız var.
- Tom and I have our differences.
Bu iki ülke arasında önemli farklılıklar var.
- There are significant differences between those two countries.