the timekeeper of the debate

listen to the pronunciation of the timekeeper of the debate
الإنجليزية - التركية

تعريف the timekeeper of the debate في الإنجليزية التركية القاموس.

clerk
kâtip

Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor. - The chief clerk is not a hardworking man, but gets ahead rapidly because he knows how to curry favor with his superiors.

Bob cumartesi günü bakkalda bir kâtip olarak çalıştı. - Bob worked as a clerk in the grocery store on Saturday.

clerk
{i} yazman
clerk
{i} tezgâhtar

Mağazanın müşterilere bakması için daha fazla tezgahtara ihtiyacı var. - The store needs more clerks to wait on customers.

Süpermarkette bir tezgahtardır. - She is a clerk in the supermarket.

clerk
{i} yazıcı
clerk
{f} yazmanlık yapmak
clerk
{i} sekreter

Şimdilik, büyük bir mağazada sekreterlik yapıyor. - For the time being, she is clerking in a department store.

clerk
clerk of the court zabıt katibi
clerk
rahip/satıcı/yazman
clerk
{f} kâtiplik yapmak
clerk
x satıcılık/katiplik yap
clerk
{i} resepsiyonist
clerk
clerkship katiplik
clerk
{i} şef [brit.]
clerk
(İnşaat) memur

O, Washington Bankasında bir memur. - He is a clerk at the Bank of Washington.

Memur kaba davranışları gerekçesiyle görevden alındı ​​. - The clerk was dismissed on the grounds of her rude manners.

clerk
{f} tezgâhtarlık yapmak
clerk
büro elamanı
clerk
satıcı
clerk
işyar
الإنجليزية - الإنجليزية
clerk
clerk”
the timekeeper of the debate
المفضلات