that which gives disturbance, annoyance, or vexation; that which afflicts

listen to the pronunciation of that which gives disturbance, annoyance, or vexation; that which afflicts
الإنجليزية - التركية

تعريف that which gives disturbance, annoyance, or vexation; that which afflicts في الإنجليزية التركية القاموس.

trouble
{i} sorun

Zenginlerin fakirler kadar sorunları vardır. - The rich have troubles as well as the poor.

Zenginlerin fakirler kadar sorunu vardır. - The rich have trouble as well as the poor.

trouble
dert

Bütün bu dertleri başına açtığım için üzgünüm. - I'm sorry to cause you all this trouble.

O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı. - He was always ready to help people in trouble.

trouble
zahmet

Zahmetin için teşekkür ederim. - Thank you for your trouble.

Lezzetli yemeklerinizi hazırlama zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim. - Thank you for taking the trouble to prepare your delicious meals.

trouble
{f} 1. rahatsız etmek, tedirgin etmek: The approaching storm troubled the ship's crew. Yaklaşan fırtına geminin tayfasını tedirgin etti. The
trouble

Onun yeni fikirleri daha tutucu iş arkadaşlarıyla sık sık başını derde sokuyor. - Her novel ideas are time and again getting her into trouble with her more conservative colleagues.

Kelime işlemci seni birçok dertten kurtaracak. - The word processor will save you a lot of trouble.

trouble
müşkül
trouble
başını ağrıtmak
trouble
(sosyal/siyasal) düzensizlik
trouble
rahatsızlık
trouble
sıkıntı

Bana daha fazla sıkıntı verme. - Don't give me any more trouble.

En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır. - What is most troublesome is the corruption of the best.

trouble
kötü taraf
trouble
zorluk

Sana zorluk çıkarmak istemiyorum. - I don't want to trouble you.

Jenny Japonca çalıştığından Japonya'da zorluk çekmedi. - Having studied Japanese, Jenny had no trouble in Japan.

trouble
{f} üzmek
trouble
{i} meşakkat
trouble
{f} rahatsız etmek
trouble
{i} huzursuzluk
trouble
{f} üzülmek
trouble
{f} dert etmek
trouble
get into trouble belaya çatmak
trouble
{f} bulandırmak
الإنجليزية - الإنجليزية
trouble
that which gives disturbance, annoyance, or vexation; that which afflicts
المفضلات