taslağı

listen to the pronunciation of taslağı
التركية - الإنجليزية
would-be
taslak
draft

He is busy with the final draft. - O, nihai taslakla meşguldür.

Negotiators have agreed on two draft texts, but there are still many areas of disagreement. - Arabulucular iki taslak metin üzerinde anlaşmaya vardı, ama hala anlaşma sağlanamayan birçok konu var.

taslak
sketch

This project grew out of a sketch I made on a napkin at a party last year. - Bu proje geçen yıl bir partide bir peçete üstüne yazdığım bir taslaktan ortaya çıktı.

Tom ripped a page out of his sketch book. - Tom taslak defterinden bir yaprak yırttı.

taslağı çizilmiş
(Hukuk) outlined
taslak
outline
resim taslağı
drawing
taslak
{i} tracing
taslak
draught

There's a draught in here. - Burada bir taslak var.

kanun taslağı
(Kanun) draft law
kanun taslağı
(Kanun) bill
kanun taslağı
(Kanun) draft bill
taslak
wishy-washy person
taslak
(Politika, Siyaset) outlines
taslak
outline drawing
taslak
rough draft
taslak
(Basın) manuscript

The manuscript had been written out by hand. - Taslak elle yazılmıştı.

taslak
scheme
taslak
(Tıp) anlage
taslak
rough cast
taslak
designment
taslak
seminal
taslak
sketchy
yasa taslağı
(Ticaret) draft
taslak
{i} sketching
taslak
skeleton
taslak
framework
anlaşma taslağı
draft agreement
bütçe taslağı
(Hukuk) draft budget
kadro taslağı
(Ticaret) staff scheme
karar taslağı
(Hukuk) draft resolution, joint resolution
organ taslağı
(Anatomi) primordium
program taslağı
program draft
resim taslağı
cartoon
taslak
design
taslak
diagram
taslak
{i} drawing
taslak
plan
taslak
draft plan
taslak
draft , worksheet
taslak
fine arts sketch; preliminary model, maquette
taslak
rough draft; sketch; preliminary study; outline
taslak
study
taslak
conspectus
taslak
visual
taslak
would-be (used disparagingly): şair taslağı would-be poet
taslak
roughcast
taslak
draft, sketch, study; wishy-washy person
taslak
schema
taslak
outlines (headlines)
taslak
silhouette
taslak
{i} rough
yasa taslağı
skeleton law
التركية - التركية

تعريف taslağı في التركية التركية القاموس.

Taslak
eskiz
taslak
Herhangi bir konuda başaramayacağı bir işe girişen veya kendini o işin ustası olarak kabul ettirmeye çalışan kimse
taslak
Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ancak ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma, eskiz
taslak
Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ancak ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma, eskiz: "Evet diye devam ettim, hikâyen henüz taslak hâlinde."- R. H. Karay
taslağı
المفضلات