tamir etmek

listen to the pronunciation of tamir etmek
التركية - الإنجليزية
fix

It'll cost about 2,000 yen to fix it. - Onu tamir etmek yaklaşık 2,000 yene mal olacaktır.

The plumber used many tools to fix our sink. - Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.

mend

It took me several hours to mend it. - Onu tamir etmek birkaç saatimi aldı.

repair

They have to repair their car. - Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar.

It cost me 5,000 yen to repair my bicycle. - Bisikletimi tamir etmek 5,000 yen'e mal oldu.

1. to repair, fix, mend. 2. to make amends for
a) to repair, to mend, to fix b) to overhaul
fix over
tinker
rebuild
bodge
fix up
patch together
overhaul
dust down
Mend, repair
refit
service
debug
(ayakkabı) cobble
rehabilitate
tinker up
do up
renovate
recondition
redintegrate
(deyim) see to
renew
doctor
put into commission
tamir et
{f} repair

I had my watch repaired. - Saatimi tamir ettirdim.

He repaired the broken window of my house. - O benim evin kırık penceresini tamir etti.

tamir et
{f} tinker
tamir et
patch together
tamir etme
repairs
Bağdatı tamir etmek
to eat one's meal
ayakkabı tamir etmek
to cobble
bunu tamir etmek bir gün sürer
It will take us a day to repair it
bunu tamir etmek imkânsız
It's impossible to fix it
kıçını tamir etmek
(pantolon) seat
oturağını tamir etmek
seat
üstünkörü tamir etmek
tinker
التركية - التركية
Yapılan bir yanlışı düzeltmeye çalışmak
Onarmak
ovarmak
tamir etmek
المفضلات