takip edilen

listen to the pronunciation of takip edilen
التركية - الإنجليزية
dogged
followed
preceding
takip edilen yol
track
takip et
pursue

The cat has pursued the mouse. - Kedi fareyi takip etti.

The police and the FBI pursued several leads. - Polis ve FBI birkaç ipucunu takip etti.

takip et
follow up

We try to follow up on every complaint. - Her şikayeti takip etmeye çalışıyoruz.

I would like to follow up on our conversation about global warming. - Küresel ısınmayla ilgili konuşmamızı takip etmek istiyorum.

takip et
{f} alternate
takip et
{f} followed

The hunter followed the bear's tracks. - Avcı ayının izlerini takip etti.

I followed my lessons diligently. - Derslerimi düzenli bir şekilde takip ettim.

takip et
{f} monitor
takip et
{f} chase
takip et
{f} dogged
takip et
dog

Mary's dog followed her to school. - Mary'nin köpeği onu okula kadar takip etti.

takip et
followup
takip et
ensue
takip edilen
المفضلات