tahsis etme

listen to the pronunciation of tahsis etme
التركية - الإنجليزية
(Kanun) devotion
(Ticaret) apportioning
allocation
(Ticaret) allot
appropriation
assignment
tahsis etmek
assign
tahsis etmek
{f} devote
tahsis etmek
{f} earmark
tahsis etmek
{f} allot
tahsis etmek
appropriate
tahsis etmek
appropriate for
tahsis etmek
set-aside
tahsis etmek
consecrate
tahsis etmek
assigned
tahsis etmek
(Ticaret) apportion
tahsis et
{f} assigned

Tom assigned the job to Mary. - Tom işi Mary'ye tahsis etti.

They have assigned me a small room. - Bana küçük bir oda tahsis ettiler.

tahsis et
assign

They have assigned me a small room. - Bana küçük bir oda tahsis ettiler.

He assigned me three books to read. - Okumak için bana üç kitap tahsis etti.

tahsis etmek
destine to
tahsis etmek
consign
tahsis etmek
reserve
tahsis etmek
set apart
tahsis etmek
{f} dedicate
tahsis etmek
allocate
tahsis et
allocate
tahsis etmek
sanctify
tahsis etmek
apply
tahsis etmek
to appropriate, allot, or assign (something) to (someone, something), set aside (something) for (someone, something)
tahsis etmek
(Hukuk) to allocate, to destine to
tahsis etmek
to allocate, to allot, to assign, to appropriate (for)
التركية - التركية

تعريف tahsis etme في التركية التركية القاموس.

tahsis etmek
Ayırmak, özgülemek
tahsis etme
المفضلات