Bu belki artık bir başkasının sorunu olmayabilir.
- This may end up being somebody else's problem.
Her zaman bir başkasının aptalıyız.
- We're always somebody else's idiot.
İşi o kabul etmezse, başkası eder.
- If he doesn't accept the job, someone else will.
Ne kadar uğraşırsan uğraş, bırak başkasını, kendini bile bir şeye zorla inandıramazsın.
- Try as you might, but you cannot force a belief onto someone else, much less your own self.
Bazen bir başkasının duygularına zarar vermemek için yalan söyleriz.
- Sometimes we lie to keep from hurting someone else's feelings.
Hıncını bir başkasından çıkar, olur mu?
- Vent your anger on someone else, will you?
My mother's cooking is something else!.
... people can believe that it's you and not somebody else ...
... Somebody else infected it for them. ...