Forgive me! I'm tired and irritable.
- Beni affet! Ben yorgunum ve sinirliyim.
Tom nervously opened the door.
- Tom sinirli olarak kapıyı açtı.
Mary chewed on her nails nervously.
- Mary sinirli olarak tırnaklarını çiğnedi.
Tom is really peeved.
- Tom gerçekten sinirli.
Bill is nervous about the exam.
- Bill sınav hakkında sinirli.
A nervous person will not be fit for this job.
- Sinirli bir kişi bu iş için uygun olmaz.
Tom seemed quite upset.
- Tom oldukça sinirli görünüyordu.
You seem to be very upset.
- Çok sinirli görünüyorsun.
It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
- Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.
Tom is mad at me and I can't say I blame him.
- Tom bana sinirli ama onu suçladığımı söyleyemem.