They made love all night long.
- Onlar bütün gece boyunca seviştiler.
It is said that Caligula made love to his own sister.
- Caligula'nın kendi kız kardeşiyle seviştiği söyleniyor.
I love living with you.
- Sizinle yaşamayı seviyorum.
I don't love you anymore.
- Artık seni sevmiyorum.
Art is loved by everybody.
- Sanat herkes tarafından sevilir.
All our teachers were young and loved teaching.
- Tüm öğretmenler gençtiler ve öğretmeyi sevdiler.
I can't imagine loving anybody as much as Tom seems to love Mary.
- Tom'un Mary'yi seviyor göründüğü kadar çok birini sevmeyi düşünemiyorum.
Children need loving.
- Çocukların sevilmeye ihtiyacı vardır.