sahibi olmak

listen to the pronunciation of sahibi olmak
التركية - الإنجليزية
have possession of
have got
keep
sahip ol
had

He is the only son that we have ever had. - O, şimdiye kadar sahip olduğumuz tek erkek evlat.

In the contest he fully displayed what ability he had. - O, yarışmada hangi yeteneğe sahip olduğunu gösterdi.

beklenti sahibi olmak
anticipate
deneyim sahibi olmak
gain experience
kariyer sahibi olmak
have a career
sahip ol
get possession of
sahip ol
{f} possessed
sahip ol
{f} having

Not wanting is the same as having. - İstemek sahip olmakla aynı değildir.

Tom didn't like not having enough money. - Tom yeterli paraya sahip olmamaktan hoşlanmıyordu.

sahip ol
has
sahip ol
possess

Happiness isn't merely having many possessions. - Mutluluk sadece birçok mala sahip olmak değildir.

Man is the only animal that possesses language. - İnsan dile sahip olan tek hayvandır.

sahip ol
have

If you are going abroad, it's necessary to have a passport. - Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.

You ought to have the courage to speak out what you believe to be right. - Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.

sahip ol
got possession of
bilgi sahibi olmak
To be informed of
fikir sahibi olmak
Have an idea

I have an idea aboult economic crisis.

hak sahibi olmak
To be eligible
söz sahibi olmak
Have a right to say
çocuk sahibi olmak
to have children
ev sahibi olmak
homeown
ev sahibi olmak
become a homeowner
evlat sahibi olmak
to become a parent
han hamam sahibi olmak
to be in clover
kısa yoldan servet sahibi olmak
shake the pagoda tree
otel sahibi olmak
hotelkeep
pay sahibi olmak
share in
sahibi olma
possession
tecrübe sahibi olmak
have experience
torun torba sahibi olmak
(deyim) live to the ripe old age
torun torba/ tosun sahibi olmak
to have children and grandchildren
vizyon sahibi olmak
have a vision
التركية - التركية

تعريف sahibi olmak في التركية التركية القاموس.

söz sahibi olmak
Bir konuda konuşma yetkisi olmak
sahibi olmak
المفضلات