süper

listen to the pronunciation of süper
التركية - الإنجليزية
super

What does he buy at the supermarket? - Süpermarketten ne alır?

Where's the nearest supermarket? - En yakın süpermarket nerede?

classy
topping
some

If I saw a boy steal something in the supermarket, I would report him to the manager. - Ben bir çocuğun süpermarkette hırsızlık yaptığını görsem, ben onu yöneticiye rapor ederim.

Would you go to the supermarket and get some butter? - Süpermarkete gitmek ve biraz tereyağ almak ister misin?

gee whiz
super, superb, funky, fantastic, terrific, smashing, nifty, divine, almighty, fabulous, out of this world, bloody, swell
goodie
superb

There is one thing I've never told you: I'm a superbeing! - Sana hiç söylemediğim tek şey var: Ben bir süper varlığım.

fabulous
marvellous
exquisite
damn
out of this world
terrific
bloody
wizard
rare
swell
neat
superlative
terrifically
fantastic
funky
plush
incredible
smashing
divine
almighty
phenomenal
nifty
supercomputing
supercomputers
superblock
superego
süper film
superfilm
süper kahraman
superhero

I am not a big fan of the Hollywood superhero movies. - Hollywood süper kahraman filmlerinin büyük bir hayranı değilim.

He is not some superhero. - O bir süper kahraman değil.

süper tür
(Denizbilim) superspecies
süper kahramanlar
super heroes
süper lise
high school
süper nova
super nova
süper zeka
Super brain
süper adyabatik lapse-rate
(Meteoroloji) super adyabatic lapse-rate
süper benzin
four star petrol, high-octane gasoline
süper benzin
high-octane gasoline
süper benzin kullanıyorum
I need super
süper bilgisayar
super computer
süper devlet
superpower
süper dosya
super file
süper güç
superpower

Russia had emerged as a second superpower. - Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.

This author is a prominent critic of the role of the United States as a superpower. - Bu yazar ABD'nin bir süper güç olarak rolünün önde gelen bir muhalifidir.

süper güç
great power
süper güçler
Great Powers
süper güçlü
superpower
süper iletken
supraconductive
süper iletken
superconductive
süper iletken
a) superconducting b) superconductor
süper iletkenlik
superconductivity
süper kadın
Titaness
süper kütük
super file
süper yüksek frekans
superhigh frequency
süper yüksek frekans
(Askeri) super-high frequency
süper şey
oner
süper ego
superego
Amerikan süper 301 maddesi
(Hukuk) American super 301 clause
التركية - التركية
Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan
Belli bir normun üstünde olan
süper artan dizi
B=(b1, b2, b3, ...., bn) dizisinde, eğer her bi değeri kendinden önce gelen sayıların toplamından büyükse, bu diziye süper artan dizi denir
süper benzin
Oktan indisi 100 ve 100'ün üzerinde olan, yüksek nitelikte benzin
süper fosfat
Doğal trikalsiyum fosfatın sülfürik asitle işlenmesinden elde edilen ve gübre olarak kullanılan ürün
süper lise
Özel eğitim sistemi ile desteklenmiş lise
süper star
Çok ünlü veya tanınmış sanatçı
süper çimento
Yüksek dirençli, çabuk sertleşen çimento
süper
المفضلات