resimlendirmek

listen to the pronunciation of resimlendirmek
التركية - الإنجليزية
illustrate
resim
picture

This is a picture of her own painting. - Bu, onun kendi çizimi olan bir resimdir.

The picture on the wall was painted by Picasso. - Duvardaki resim, Picasso tarafından yapıldı.

resim
painting

This is a picture of her own painting. - Bu, onun kendi çizimi olan bir resimdir.

The painting is all but finished. - Resim neredeyse bitti.

resimlemek, resimlendirmek
to illustrate
resim
image

Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users. - Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.

The view of the Earth from the Moon is one of the iconic images of the 20th century. - Dünya'nın Ay'dan görüntüsü, 20. yüzyılın ikonik resimlerinden birisidir.

resim
picture; photograph, photo" " fotoğraf; illustration; drawing; due, tax, toll
resim
drawing

She watched him drawing a picture. - O, onun bir resim çizişini izledi.

Picasso kept drawing pictures until he was 91 years old. - 91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.

resim
representation
resim
eikon
resim
(Bilgisayar) art

I enrolled in an art school when I was eight. - Sekiz yaşındayken bir resim okuluna kaydoldum.

He brought the art of painting to perfection. - O, resim sanatını mükemmelliğe taşıdı.

resim
frame

I bought a leather frame for the picture. - Ben resim için bir deri çerçeve satın aldım.

These are two pictures with a nice frame. - Bunlar hoş çerçeveli iki resimdir.

resim
audio-visual
resim
tableaux
resim
(Bilgisayar) pict

Everyone is smiling in the picture. - Resimde herkes gülümsüyor.

The picture on the wall was painted by Picasso. - Duvardaki resim, Picasso tarafından yapıldı.

resim
delineate
resim
pix
resim
pattern

I can see some intricate patterns in the picture. - Ben resimde bazı karmaşık desenler görebiliyorum.

resim
shot
resim
illustration

The book's illustrations are very good. - Kitabın resimleri çok iyi.

resim
tablature
resim
valentine
resim
photo

Tom pulled several photos out of the envelope and showed them to Mary. - Tom zarftan birkaç resim çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.

When will you send me one of your photos? - Ne zaman bana resimlerinden birini göndereceksin?

resim
pictorial

A metaphor is a pictorial expression. - Bir metafor resimsel bir ifadedir.

resim
pic

The picture on the wall was painted by Picasso. - Duvardaki resim, Picasso tarafından yapıldı.

Everyone is smiling in the picture. - Resimde herkes gülümsüyor.

resim
pıcture

This is a picture of her own painting. - Bu, onun kendi çizimi olan bir resimdir.

I went to Nagano to take pictures of the mountains covered with snow. - Karla japlı dağların resimlerini çekmek için Nagano'ya gittim.

resim
{i} effigy
resim
{i} figure
resim
model
resim
{i} piece

I never want to see his face again, so I tore all of his pictures into pieces and burned them. - Onun yüzünü asla tekrar görmek istemiyorum bu yüzden onun bütün resimlerini yırttım ve onları yaktım.

resim
{i} tableau
resim
{i} dues
resim
portraiture
resim
{i} tax
resim
(Hukuk) charge
resim
art of drawing or painting pictures; painting; drawing
resim
picture; drawing; illustration; painting; fresco; mosaic; print; photograph
resim
fee

Just looking at a picture of food makes me feel nauseous. - Sadece yiyecek resimlerine bakmak bana mide bulantısı hissettiriyor.

resim
(a) ceremony
resim
diptych
resim
likeness
resim
tax, duty, impost
التركية - التركية
Resimlemek
resim
Fotoğraf

O fotoğraflar tahrif edilmiş. - O resimlerle oynanmış.

RESİM
(Osmanlı Dönemi) Bir çeşit deve yürüy
RESİM
(Hukuk) Yapılan hizmet karşılığı yalnız ilgili kişiden alınan vergi
resim
Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç: "Osmanlı Devleti'nin birçok vergi ve resimleri bu yüzden doğrudan doğruya yabancı alacaklıların cebine gider."- Y. K. Karaosmanoğlu
resim
Fotoğraf: "Güzel İnebolu kızı, duvara yapıştırılan Gazi'nin resmine uzun uzun baktı."- A. Gündüz
resim
Tören
resim
Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb
resim
üzerinde yapılan biçimleri: "Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı."- T. Buğra
resim
Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat: "Türkiye'de resim bir müddetten beri soysuz bir sanat hâline gelmeye başladı."- O. S. Orhon
Resim
tasvir
Resim
(Osmanlı Dönemi) NAKŞ
resim
Kimi eşyadan ve işlerden alınan vergi
resim
Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
resim
Bir hizmetten ya da haktan yararlanmanın karşılığı olarak alınan bedel
resim
Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
resim
Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
resimlendirme
Resimlendirmek işi
resimlendirmek
المفضلات