reißend

listen to the pronunciation of reißend
ألمانية - التركية
(ırmak) şiddetli akan, deli; çok hızlı; (hayvan) yırtıcı
reissend
yırtıcı
الإنجليزية - التركية

تعريف reißend في الإنجليزية التركية القاموس.

rapid
hızlı

İthalattaki hızlı artış bizi şaşırttı. - The rapid increase of imports surprised us.

Hızlı nüfus artışını önlemeliyiz. - We must prevent rapid population growth.

pulling
çeken

Ben araba çeken bir at gördüm. - I saw a horse pulling a cart.

Sami ve Leyla birbirlerine doğru çeken iki mıknatıs gibi görünüyorlardı. - Sami and Layla seemed like two magnets pulling towards each other.

pulling
görkemli
rapid
ivinti
rapid
sıldırım
rapid
(ırmak/vb.) en hızlı akan yeri
rapid
(yokuş) dik
rapid
süratli
rapid
iti
rapid
{s} ışığa hassas (film)
rapid
{s} sarp
rapid
dik/hızlı
rapid
ivinti yer
rapid
(sıfat) çabuk, hızlı, seri, ani, dik, sarp, ışığa hassas (film)
rapid
{s} dik
rapid
{s} çabuk

Baş katip çalışkan bir adam değil fakat üstlerine nasıl yaltaklanacağını bildiği için çabuk ilerliyor. - The chief clerk is not a hardworking man, but gets ahead rapidly because he knows how to curry favor with his superiors.

Babanızın çabuk iyileşmesi için isteklerim. - My wishes for your father's rapid recovery.

rapid
{s} seri

Bir bilgisayar çok seri şekilde hesaplayabilir. - A computer can calculate very rapidly.

rapid
ivinti yeri