He borrowed the money in advance.
- O peşin olarak ödünç para aldı.
You're going to have to pay in advance.
- Peşin olarak ödemek zorunda olacaksın.
You have to pay in advance.
- Peşin ödemek zorundasın.
Pay your rent in advance.
- Kiranı peşin ödemelisin.
Do we have to pay in advance?
- Peşin ödemek zorunda mıyız?
You must pay in advance.
- Peşin ödemek zorundasın.