oku

listen to the pronunciation of oku
التركية - الإنجليزية
read

I never read that book. - O kitabı hiç okumadım.

I have never read that book. - O kitabı hiç okumadım.

{f} reading

They are reading their newspapers. - Onlar kendi gazetelerini okuyor.

I'm reading the New York Times. - New York Times'ı okuyorum.

ok
arrow
oku kirişe yerleştirmek
nock
ok
missile
beni oku
(Bilgisayar) read me
haber oku
(Bilgisayar) read news
ileti oku
(Bilgisayar) read message
kıyı oku
(Askeri) spit
ok
roger that
ok
dart
ok
quill
ok
beam
ok
pole
posta oku
(Bilgisayar) read mail
salt oku
(Bilgisayar) read only
salt oku bellek
(Bilgisayar) read-only memory
araba oku
thill
ok
o.k
ok
to ok
tatar oku
More people have
araba oku
pole of a carriage
araba oku
shaft
beni oku belgeleri
(Bilgisayar) read me documents
bir defa yaz hep oku
(Askeri) write once read many
dart oku
dart

Tom was killed by a poison dart fired from a blowgun. - Tom hava tabancasından ateşlenen zehirli bir dart oku tarafından öldürüldü.

ekle oku
(Bilgisayar) add read
ileriye oku
(Bilgisayar) read-ahead
kıyı oku
spit (of land)
ok
shank (of a ship's anchor)
ok
(porcupine's) quill
ok
tongue, pole (of a wagon)
ok
arrow; (kirpi) quill; (araba) beam, pole
pano oku
(Bilgisayar) read clipboard
pulluk oku
plough-beam
saban oku
plough-beam
saban oku
beam
seçim çubuğu oku
(Bilgisayar) selection bar arrow
silinir programlanır salt oku bellek
erasable programmable read-only memory
yön oku
direction arrow
الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف oku في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

OK
Used to indicate agreement or acceptance
OK
satisfactory, reasonably good; not exceptional

The soup was OK, but the dessert was excellent.

OK
Used to introduce a sentence in order to draw attention to the importance of what is being said

OK, I'm thinking of a number.

OK
To confirm by activating a button marked OK

When you OK the crop, the image size will be adjusted to match the front image resolution.

OK
Acronym of Oklahoma, a state of the United States of America
OK
To approve

I don't want to OK this amount of money.

OK
satisfactorily, sufficiently well

The team did OK in the playoffs.

ok
Alternative capitalization of OK
OK
{ü} Fine! Alright!
OK
regular
OK
see okay. Oklahoma
OK
in good health or a good emotional state
OK
{f} confirm, approve
OK
alright; well
OK
{i} authorization, approval; agreement
OK
Oklahoma, a state of the United States of America
OK
all right, permitted
OK
An utterance expressing exasperation, similar to "all right!"
OK
{s} alright, correct
OK
endorsement; approval
ok
a state in south central United States
ok
Old Orange Juice On the left On the right Ouakha Qadim Assir limoun Ala Shmal Ala Limen
ok
A choice that accepts the information in a window and closes it If the window contains changed information, those changes are applied before the window is closed
ok
use the entered values and close the dialog
ok
A button with Ok means 'click on this if you want to go ahead and do this
ok
being satisfactory or in satisfactory condition; "an all-right movie"; "the passengers were shaken up but are all right"; "is everything all right?"; "everything's fine"; "things are okay"; "dinner and the movies had been fine"; "another minute I'd have been fine"
ok
LOGI The requested operation was successful
ok
CSA - Czech Airlines
ok
Old Kingdom
ok
sentence-initial expression of agreement
ok
an endorsement; "they gave us the O K to go ahead"
ok
Office Kids,children of office employees
ok
A label given to a PushButton in some DialogBoxes that performs the action of answering "OK" and closing the DialogBox without implementing any changes
ok
CRS Confirmed
التركية - التركية
Anadoluda küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı
ok
Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk
OK
(Osmanlı Dönemi) Yay veya keman denilen kavis şeklinde bükülmüş bir ağaç çubuğa gerili kirişe takılarak uzağa atılan ucu sivri demirli ince ve kısa değneğe verilen addır. Ok, silâhın icadından evvel insanlar tarafından kullanılmış ise de, en büyük mahareti Türkler, Araplar göstermişlerdir. (O.T.D.S.)
Ok
tir
Ok
(Osmanlı Dönemi) KAREN
Ok
(Osmanlı Dönemi) KALEM
Ok
hedeng
ok
Yahya Kemal'in hece ölçüsüyle yazdığı tek şiiri
ok
At arabasında iki atın ortasında atları arabaya bağlayan uzun ağaç
ok
Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası
ok
At arabası, kağnı gibi araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç: "Dört nala koşan bir yük arabasının oku böğrüme çarptı."- Ö. Seyfettin
ok
Tırmık
ok
At arabası, kağnı gibi araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç
ok
Yön göstermek için belli yerlere konulan işaret
ok
Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzeyen işaret
الإنجليزية - التركية

تعريف oku في الإنجليزية التركية القاموس.

OK
{i} onay
OK
iyi
ok
kabul etmek
OK
olur
OK
Tamam
ok
kabul
ok
bk. Okey
ok
onaylamak
ok
peki demek
ok
tasdik etmek
ok
izin
OK
olur vermek
OK
Peki!
OK
okey
OK
makbul
OK
tasdik
OK
{f} okeylemek
OK
{f} tasdiklemek
ok
Oklahoma
oku
المفضلات