next after; succeeding; ensuing; as, the assembly was held on the following day

listen to the pronunciation of next after; succeeding; ensuing; as, the assembly was held on the following day
الإنجليزية - التركية

تعريف next after; succeeding; ensuing; as, the assembly was held on the following day في الإنجليزية التركية القاموس.

following
{s} izleyen

O, arkasında izleyen köpeği ile yürüyüşe çıktı. - He went out for a walk, with his dog following behind.

Bizi izleyen birini görmedim. - I didn't see anybody following us.

following
{i} izleme

Beni kimsenin izlemediğini sağlama bağladım. - I made sure no one was following me.

Tom birinin kendisini izleyip izlemediğini görmek için omzunun üzerinden baktı. - Tom looked over to his shoulder to see if anyone was following him.

following
yandaşlar
following
ardından gelen
following
sözü edilen
following
müteakiben
following
(Havacılık) aşağıdaki müteakip
following
bir şeyin üstüne
following
{i} aşağıdaki

Aşağıdaki cümleleri Japoncaya çevir. - Translate the following sentences into Japanese.

10 a 1 ölçeğinde, lütfen aşağıdaki dillerdeki yeterliliğini sınıflandır. - On a scale of 1 to 10, please rate your proficiency in the following languages.

following
{f} izle

Bizi izleyen birini görmedim. - I didn't see anybody following us.

Demografik verileri izleyerek, hükümet doğum oranını teşvik edecek bir politika benimsemek zorunda kalmıştı. - Following the demographic data, the government was obliged to adopt a policy that would stimulate birth rate.

following
ed.-den sonra
following
destekçiler türkümü
following
ertesi

Tom ve Mary, ertesi hafta yine orada buluşmak için karar verdi. - Tom and Mary decided to meet there again the following week.

Tom ertesi Cuma Mary'yi görmek için gitti. - Tom went to see Mary the following Friday.

following
belirtilen şey ya da kişiler
following
the following şunlar
following
bağımlı olan kimseler
following
{e} sonra

Şiddetli bir donmanın ardından kangrenle enfekte olduktan sonra Tom'un ayağı kesilmek zorunda kaldı. - Tom's foot had to be amputated after it had become infected with gangrene following a severe frostbite.

Kazadan sonra o çabucak iyileşti. - Following the accident he recovered quickly.

following
tabi olanlar
following
{i} hayran kitlesi
الإنجليزية - الإنجليزية
following
next after; succeeding; ensuing; as, the assembly was held on the following day

    الواصلة

    next after; succeeding; ensuing; as, the As·sem·bly was held on the fol·low·ing Day

    النطق

المفضلات