muhabbetli

listen to the pronunciation of muhabbetli
التركية - الإنجليزية
convivial
affectionate, loving, friendly
muhabbet
conversation

I had an interesting conversation with my neighbor. - Komşumla ilginç bir muhabbet ettim.

muhabbet
chat

Let's go have a chat with Tom. - Tom'la muhabbet etmeye gidelim.

Let's sit around the stove and have a chat. - Hadi, sobanın etrafında oturalım ve muhabbet edelim.

muhabbet
chit chat
muhabbet
agape
muhabbet
chitchat
muhabbet
small talk
muhabbet
bond
muhabbet
{i} fondness
muhabbet
attachment
muhabbet
friendly conversation, chat
muhabbet
affection, love
muhabbet
affection, love; chat, small talk, chitchat
التركية - التركية

تعريف muhabbetli في التركية التركية القاموس.

MUHABBET
(Osmanlı Dönemi) Sevgi, sevme
MUHABBET
(Osmanlı Dönemi) Sohbet. Ruhun, kendisinden lezzet duyduğu şeye meyletmesi. (Zıddı: Buğzetme ve adavettir.)(Eğer denilse: Al-i Beyt'e muhabbeti, Kur'an emrediyor. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm çok teşvik etmiş. O muhabbet, Şialar için belki bir özür teşkil eder. Çünki ehl-i muhabbet, bir derece ehl-i sekirdir. Ne için Şialar hususan Râfızîler, o muhabbetten istifade etmiyorlar; belki, işâret-i Nebeviye ile o fart-ı muhabbetten mahkûmdurlar.Elcevab: Muhabbet iki kısımdır: Biri : Mâna-yı harfiyle
Muhabbet
(Osmanlı Dönemi) HUBAB
Muhabbet
(Osmanlı Dönemi) HIBB
muhabbet
Dostça konuşma, yârenlik: "Karın doyuracak değiliz, maksat biraz muhabbet olsun."- N. Cumalı
muhabbet
Sevgi
muhabbet
Dostça konuşma, yarenlik
muhabbet
(Osmanlı Dönemi) sevgi, sevmek
muhabbet
Sevgi: "Mutfakta onlara yemek, kahvaltı hazırlanırken yukarıda her akşamdan fazla bir muhabbet havası esiyordu."- H. E. Adıvar
muhabbetli
المفضلات