mütevazi

listen to the pronunciation of mütevazi
التركية - التركية
Birbirine paralel olan
(Osmanlı Dönemi) alçak gönüllü, büyüklenmeyen
التركية - الإنجليزية
modest

I wish my daughter would dress more modestly. - Keşke kızım daha mütevazi elbise giyse.

Try to be a bit more modest. - Biraz daha mütevazi olmaya çalış.

humble

No one is more humble than I. - Hiç kimse benden daha mütevazi değil.

Despite his achievements, he is very humble and doesn't boast about them. - Başarılarına rağmen, o çok mütevazidir ve onlar hakkında övünmez.

(sıfat) modest, humble, unpretentious
(sıfat) parallel
small
unpretentious
unpresuming
unobtrusive

In New Jersey are many unobtrusive buildings. - Birçok mütevazi bina New Jersey'de.

unassuming

Mary was a quiet and unassuming young lady. - Mary sessiz ve mütevazi bir genç kadındı.

unpretending
parallel koşut, paralel
pudent
meek
unsophisticated
quiet

Mary was a quiet and unassuming young lady. - Mary sessiz ve mütevazi bir genç kadındı.

humbled
hat in hand
mütevazi
المفضلات