mörder

listen to the pronunciation of mörder
ألمانية - التركية
{mördır} r katil
الإنجليزية - التركية

تعريف mörder في الإنجليزية التركية القاموس.

murderer
{i} katil

Katilin kim olduğunu düşünüyorsunuz? - Who do you think the murderer is?

Katil şimdi yargılanıyor. - The murderer is now on trial.

killer
{i} katil

Karısının yeşil noktalarla kaplanmış yüzünü görünce kalp krizi geçirdi. Katil salatalığın bir kurbanı daha! - Seeing the face of his wife covered in green spots, he had a heart attack. Yet another victim of the killer cucumber!

Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız. - There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them.

killer
{i} çekici kadın
killer
(Argo) çok çekici kimse
murderer
(Kanun) adam öldüren kimse
killer
{i} delikanlı
killer
{i} kasap
killer
killer whale yunus ballğı cinsinden ve sekiz on metre boyunda tehlikeli bir balina
killer
çok cazibeli kimse
killer
{i} argo çok çekici kimse
killer
{i} öldüren şey/kimse
killer
{i} öldürücü darbe
killer
ölduren şey veya kimse
killer
{i} öldürücü hastalık
killer
(Askeri) KATİL, ÖLDÜREN
murderer
(Askeri) CANİ, KATİL, ADAM ÖLDÜREN
murderer
{i} cani
ألمانية - الإنجليزية
murderer (criminal law)
killer
murderers
killers
slayer
slayers
murderer

The murderer is still at large. - Der Mörder ist noch auf freiem Fuß.

Even though he had served his time in prison, the murderer was never quite condoned by the public for his crime. - Obwohl er seine Haftstrafe im Gefängnis abgesessen hatte, verzieh die Öffentlichkeit dem Mörder sein Verbrechen nie ganz.