Tom yiyecek bir şey aramak için dışarı çıktı.
- Tom went out to look for something to eat.
Dolma kalemimi aramak zorundayım.
- I have to look for my pen.
Kitabı bulmaya çalışmak için birçok dükkana gittim.
- I went to many shops to look for the book.
Yeni kelimeleri sözlükte aramak iyi bir alışkanlıktır.
- It is a good habit to look up new words in a dictionary.
Tom, üniversiteden mezun olmadan üç ay önce bir iş aramaya başladı.
- Tom began to look for a job three months before he graduated from college.
Ayrılalım ve Tom'u arayalım.
- Let's split up and look for Tom.
Telefon rehberinde numarayı ara.
- Look up the number in the phone book.
O sözlükte sık sık kelimeler ararım.
- I often look up words in that dictionary.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.
- Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Yeni kelimeleri sözlükte aramak iyi bir alışkanlıktır.
- It is a good habit to look up new words in a dictionary.
İngilizce bir kitap okurken bilmediğin her kelimeye sözlükten bakmak pek harika bir fikir değil.
- When you're reading an English book, it isn't a great idea to look up every word you don't know.
He spent his life looking for the truth.
Things started looking up after Jim moved back in with his parents.
We stayed up late to look up at the stars.
I didn't know what a mitochondrion was until I looked it up in a dictionary.