lider

listen to the pronunciation of lider
التركية - الإنجليزية
leader

Many leaders supported the compromise. - Birçok lider uzlaşmayı destekledi.

The leader of the party is a famous scientist. - Partinin lideri ünlü bir bilim adamıdır.

Fuhrer
headsman
cock
head
apostle
headman
leading, first-rate, top-notch
archpriest
leader, head; chieftain
fugleman
conductor
captain
standard bearer
chieftain
cock of the walk
helm
leader in
a leader
leader of
duce
Lider Harekat Makamı; yardım yazısı; teklif ve kabul yazısı; harekat alanı konak
(Askeri) Lead Operational Authority; letter of assist; letter of offer and acceptance; lodgment operational area; logistics over-the-shore (LOTS) operation area
lider Federal Kuruluş
(Askeri) lead Federal Agency
lider hava birliği
(Askeri) lead mobility wing
lider kuruluş; hukuki danışman; hat yükselticisi; çevrim anahtarı üreteç (LKG) a
(Askeri) lead agent; legal adviser; line amplifier; loop key generator (LKG) adapter
lider sigortacıya tabi
(Sigorta) subject leading underwriter
lider ülke
(Askeri) lead nation
lider; düşük veri oranı
(Askeri) leader; low data rate
devrik lider
ousted leader
dini lider
supreme leader
despot lider korkusu
(Pisikoloji, Ruhbilim) tyrannophobia
dini lider
pontiff
halkın koruyucusu lider
tribune
hintli ruhani lider
guru
ikna edici lider
(Ticaret) persuasive leader
koruyucu lider
(Sinema) protective leader
manevi lider
spiritual leader
otoriter lider
(Pisikoloji, Ruhbilim) authoritarian leader
politik lider
fugleman
politik lider
(Politika, Siyaset) political leader
ruhani lider
dignitary
ruhani lider
pontiff
siyasi lider özelliğinde
(Politika, Siyaset) sachemic
ulusal lider
(Politika, Siyaset) statesman
التركية - التركية
Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı
Önder, şef
Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse
Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse: "Politika kargaşalarına gömülmüş liderler, ufukta bekleyen tehlikeyi göremiyorlardı."- S. Ayverdi
Önder, şef: "İhtilal partisinin liderini yakından ilk defa tanıyacaktım."- F. R. Atay
tek adam
(Osmanlı Dönemi) BAŞBUĞ
LİDER
(Osmanlı Dönemi) Şef. Başkan. Siyasi bir topluluğun başı
lider
المفضلات