Bacaklarım acıyor çünkü bugün çok yürüdüm.
- My legs hurt because I walked a lot today.
Molada bacaklarımı germek için kalktım.
- During the intermission I got up to stretch my legs.
Arabaki herkes arabadan çıkmak ve bacaklarını germek istediğini söyledi.
- Everybody in the car said they wanted to get out and stretch their legs.
Bir kira sözleşmesi, ev sahibi ve kiracıları arasında yasal olarak bağlayıcı bir belgedir.
- A tenancy agreement is a legally binding document between a landlord and their tenant.
Onun uzun kolları ve bacakları var.
- She has long arms and legs.
Her iki bacağımı kırdığım dan beri koltuk değneği kullanıyorum.
- I'm on crutches since I broke both my legs.
Oturdu ve ayak ayak üstüne attı.
- She sat down and crossed her legs.
Benim ellerim ve ayaklarım şişti.
- My hands and legs are swollen.
Oh, you mean the ex-legger the eldest girl picked up and went and married. - The Big Sleep, by Raymond Chandler.
Dan won't be able to come to the party, since he broke his leg last week and is now on crutches.