laufschiene

listen to the pronunciation of laufschiene
الإنجليزية - التركية

تعريف laufschiene في الإنجليزية التركية القاموس.

runner
{i} atlet

Atlet koşu parkurunda koşuyor. - The runner is running on the running track.

Biz Afrikalılar mükemmel atlet ve koşucularız. - We Africans are excellent athletes and runners.

guide rail
(Madencilik,Teknik) kılavuz rayı
runner
(Askeri) yaya haberci
runner
(Ticaret) müteahhit
runner
(Ticaret) akar
guide rail
sevk yatağı
runner
kızak demiri
guide rail
(Tekstil) klavuz çubuğu (sıcak presleme donanımı)
runner
{i} haberci
runner
{i} (Botanik) sürüngen sap
runner
{i} koşucu

Jane iyi bir koşucu olmasa da, o çok hızlı yüzebilir. - Though Jane is not a good runner, she can swim very fast.

Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum. - Next to him, I'm the fastest runner in our class.

runner
{i} İng., k.dili. çalıfasulyesi
runner
{i} palanga ipi
runner
{i} yol halısı
runner
ray/filiz/ulak/koşucu
runner
(isim) koşucu, atlet, yarışçı, yarış atı, ulak, haberci, çığırtkan, dağıtıcı, kaçakçı, ray, çark, saban demiri, palanga ipi
runner
{i} ayak işlerini yapan kimse, ayakçı
runner
{i} dağıtıcı
runner
yerde kökler salarak uzanan bitki veya bu bitkinin sapı