krume

listen to the pronunciation of krume
ألمانية - التركية
(Ackei^) tarlanm üst topragi
/l. (Brot~) a) ekmek ici b) (Brösel) ekmek kinntis
الإنجليزية - التركية

تعريف krume في الإنجليزية التركية القاموس.

crumb
{i} kırıntı

Bu çocuklar ördeklere ekmek kırıntıları attılar, onları gördüm. - These children threw the bread crumbs to the ducks, I saw them.

Onun sakalında bir kırıntı var. - There is a crumb in his beard.

crumb
argo değersiz kimse
breadcrumb
ekmek kırıntısı
crumb
ekmek kırıntısı
crumb
çok az miktar
crumb
(Aİ) ciğeri beş para etmez adam
breadcrumb
ekmek kırıntı

Tom'un köpeği ekmek kırıntılarını yedi. - Tom's dog ate the breadcrumbs.

crumb
kırıntılarla süslemek sofradan kırıntıları toplamak
crumb
{f} ufalamak
crumb
(isim) kırıntı, zerre; değersiz kimse
crumb
{f} galetaya bulamak
crumb
{i} değersiz kimse
crumb
{i} parça, zerre
crumb
{i} ekmek içi
ألمانية - الإنجليزية
topsoil
A-horizon (in a soil profile)
crumb
breadcrumb