kontrol et

listen to the pronunciation of kontrol et
التركية - الإنجليزية
{f} check

We should check the spread of the disease. - Biz hastalığın yayılmasını kontrol etmeliyiz.

He checked that all the doors were safely shut. - Bütün kapıların güvenli bir şekilde kapatılıp kapatılmadığını kontrol etti.

check it out

Tom wants you to check it out. - Tom bunu kontrol etmeni istiyor.

We'd better check it out. - Bunu kontrol etsek iyi olur.

{f} overhaul
{f} control

You must control yourself. - Kendinizi kontrol etmelisiniz.

Try to control yourself. - Kendinizi kontrol etmeye çalışın.

{f} discipline
{f} controlling

Controlling my emotions is not my forte. - Duygularımı kontrol etmek benim görevim değil.

I have trouble controlling my emotions. - Duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum.

{f} controlled

Tom wanted to hit Mary, but he controlled himself. - Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti.

Fadil controlled the drug trade in the area. - Fadıl, bölgedeki uyuşturucu ticaretini kontrol etti.

checked

He checked the durability of the house before buying it. - O, satın almadan önce evin dayanıklılığını kontrol etti.

The defenders checked the onslaught by the attackers. - Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

kontrol et
المفضلات