Aptallık frenleri olmayan bir bisiklete binmektir.
- Stupidity is riding a bike that doesn't have brakes.
Eğer yağmur başlarsa biz bisiklete binmekten vazgeçmek zorunda kalacağız.
- If it starts raining we'll have to give up on our bike ride.
Onun bisikleti benimkinden daha iyi.
- Her bike is better than mine.
Dün bisikleti tamir ettim.
- I fixed the bike yesterday.
Eski araba hurda için alınıyor.
- The old car is being taken for scrap.
Her şeyi hurdaya ayırmamız gerekir.
- We should scrap the whole thing.
Beş yaşında olduğun için bisiklete binme.
- Don't ride a bike because you are five years old.
Bisiklete binmeyi bilmiyor.
- He doesn't know how to ride a bike.
Onun telefon numarasını bir kâğıt parçasına yazdım.
- I wrote down his phone number on a scrap of paper.
Mary topuklarını parçalıyor.
- Mary is scraping her heels.
Motosikletim seninki gibi bir şey değil.
- My bike is nothing like yours.
Mary'nin motosikletini çalan Tom'du.
- It was Tom who stole Mary's bike.