kaz'

listen to the pronunciation of kaz'
التركية - الإنجليزية

تعريف kaz' في التركية الإنجليزية القاموس.

kaz yavrusu
gosling
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
(Atasözü) Throw out a sprat to catch a mackerel
kaz
gander
kaz
goose, gander; fool, idiot, ass, dope
kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: Anserinae) goose
kaz
stupid; dumbbell
kaz
slang boisterous person, rowdy
kaz
slang pimp, procurer. Agop'un
kaz adımı
goose step
kaz ciğeri
ezmesi pâté de foie gras
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
throw a sprat to catch a whale
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
throw a sprat to catch a mackarel
kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
(Atasözü) You don't hesitate to cater to the small demands of someone who can be very useful to you
kaz gibi
1. stupid. 2. stupidly
kaz gibi
anserine
kaz ile ilgili
anserine
kaz kafalı
goose

You goose, you're doing it all wrong! - Seni kaz kafalı, onların hepsini yanlış yapıyorsun!

kaz kafalı
stupid, thickheaded
kaz kafalı
(Konuşma Dili) dumb, stupid; gullible
kaz kafalı kimse
goosey
kaz palazı
gosling, young goose
kaz palazı
gosling
kaz sesi
honk
kaz sesi çıkarmak
honk
kaz sesi çıkarmak
gaggle
kaz sürüsü
gaggle
kaz tüyü
(sert) goose quill
Komşunun tavuğu komşuya kaz karısı da kız görünürmüş
(Atasözü) - The apples on the other side of the wall are sweetest.- The grass is greener on the other side of the fence
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
(Atasözü) The apples on the other side of the wall are the sweetest
ak yanaklı kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: ördekgiller) [syn.: ak yanaklı kaz, denizkazı] barnacle goose
boyun hillali kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: ördekgiller) [syn.: boyun hillali kaz, yosun kazı] brant goose
boz kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: Anserinae) [syn.: boz kaz, yaban kazı] greylag goose
ekin kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: Anseranatidae) [syn.: ekin kaz, tarla kazı] bean goose
erkek kaz
gander
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
(Atasözü) The grass is always greener on the other side of the fence
mahmuzlu kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: Plectropterinae) spur-winged goose
yolunacak kaz
sucker
yolunacak kaz
touch
yolunacak kaz olmak
be a soft touch
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Çiğnemek
(Osmanlı Dönemi) Kahretmek
(Osmanlı Dönemi) Kesmek
(Osmanlı Dönemi) Fuhşiyat söylemek. Sövmek
KÂZ
(Osmanlı Dönemi) (Gâz) f. Makas
kaz
Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
kaz
Budala
kaz
Ham ipek ibrişim
kaz kafalı
Anlayışsız, kavrayışsız, kafasız
kaz'
المفضلات