How can you be so heartless?
- Nasıl bu kadar kalpsiz olabiliyorsun?
I don't think you're heartless.
- Senin kalpsiz olduğunu sanmıyorum.
We had a heart-to-heart talk with each other.
- Biz, birbirlerimizle kalp-kalbe bir konuşma yaptık.
Tom died of a broken heart.
- Tom kırık bir kalpten öldü.
seni seviyorum.
We had a heart-to-heart talk with each other.
- Biz, birbirlerimizle kalp-kalbe bir konuşma yaptık.
Tom died of a broken heart.
- Tom kırık bir kalpten öldü.
Eating too much fat is supposed to cause heart disease.
- Çok fazla yağ yemek kalp hastalığına sebep olmalı.
He has a heart disease.
- Onun kalp hastalığı var.
The cause of death was cardiac arrest.
- Ölüm sebebi ani kalp durmasıydı.