البحث
ترجمة
ألعاب
برامج
سجل
دخول العضو
العيارات
مفكرة
ما يتعلق بنا
الاتصال
الحساب
دخول العضو
سجل
العيارات
English
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
Online English Turkish and Multilingual Dictionary 20+ million words and idioms.
kıskançlık, çekememezlik, haset
التركية - الإنجليزية
تعريف
kıskançlık, çekememezlik, haset
في التركية الإنجليزية القاموس.
jealousy, envy, jealousy
التركية - التركية
تعريف
kıskançlık, çekememezlik, haset
في التركية التركية القاموس.
günü
kıskançlık, çekememezlik, haset
الواصلة
kıs·kanç·lık, çe·ke·me·mez·lik, ha·set
Resimler
Google Resimler
Bing Resimler
السابق
kıskançlık, çekememezlik, haset
kabuk bağlanmış
geveze, çenebaz, dillidüdük
[adj] tükenmiş
a tasty mixture to be spread on bread or..
daha az, daha küçük; ergin olmayan, küçü..
(for a secret) to leak out, become known
المزيد...
امسح
المفضلات
المزيد...
امسح