Bir zamanlar oniki kızı olan bir kral vardı.
- Es war einmal ein König, der hatte zwölf Töchter.
Kraliçe mutlu bir biçimde gülümsüyor. İngiltere, İskoçya'nın bir parçası olarak kalabilir.
- Die Königin lächelt beglückt. England darf ein Teil von Schottland bleiben.
Üçüncü yıldız belirli bir krala ait oldu.
- The third star belonged to a certain king.
Kralın kızı bir prensestir.
- A king's daughter is a princess.
Kral yarın akşam şahsen bulunacak.
- The king will appear in person tomorrow evening.
Martin Luther King siyah bir papazın oğluydu.
- Martin Luther King, Jr., was the son of a black minister.
evrensel anlamda en bilinen anlamı kısaca kral demektir.