imdat

listen to the pronunciation of imdat
التركية - الإنجليزية
help

Help! Help! cried Pierrette, I'm being murdered! - Pierrette İmdat, imdat! diye bağırdı Ben katlediliyorum!

Help! They're going to hit me! - İmdat! Onlar bana vuracaklar!

rescue
help, aid, assistance, succour, succor;Help!
succour [Brit.]
help, aid, assistance
succor
mayday
relief
succour
assist
help!
assistance
imdat etmek
to come to the rescue (of)
imdat fişeği
distress rocket
imdat frekansı
distress frequency
imdat freni
communication cord
imdat freni
emergency brake
imdat freni emergency brake
(in a railroad passenger car)
imdat istemek
1. to call for help. 2. to send an SOS
imdat istemek
cry for help
imdat işareti
s.o.s signal
imdat işareti
distress signal; SOS
imdat işareti
Mayday call
imdat işareti
distress signal
imdat köprüsü
emergency bridge
imdat sinyali
distress signal
imdat telefonu
call box
imdat çağrısı
distress call
imdat çıkışı
escape hatch
İmdat!
{ü} Help

Help! Help! cried Pierrette, I'm being murdered! - Pierrette İmdat, imdat! diye bağırdı Ben katlediliyorum!

Help! They're going to hit me! - İmdat! Onlar bana vuracaklar!

sıhhi imdat
medical emergency
Allah imdat eylesin
(Konuşma Dili) May God help you
arama ve kurtarma telefonu (özel imdat hattı)
(Askeri) search and rescue (SAR) telephone (private hotline)
göresl imdat muhaberat aracı
(Askeri) visual distress signaling device
sıhhi imdat
(Tıp) first aid
telsiz imdat frekansı
(Askeri) distress radio frequency
التركية - التركية
Tehlikede olana yapılan yardım: "İşaret görmediğim zaman vaziyetinizin imdada muhtaç olduğu anlaşılır."- A. Gündüz. "Yetişin! Kurtarın!" anlamında bir söz: "Ağlıyorsun, imdat, imdat! diyorsun."- A. Gündüz
(Osmanlı Dönemi) yardım, yardıma yetişmek
Yetişin! Kurtarın
Tehlikede olana yapılan yardım
imdat etmek
Tehlikede olan birine yardım etmek
sıhhi imdat
İlk yardım, acil yardım
imdat
المفضلات