ihbar etme

listen to the pronunciation of ihbar etme
التركية - الإنجليزية
(Kanun) espionage
delation
denouncement
peach
ihbar etmek
{f} denounce
ihbar etmek
{f} report

I'd like to report a theft. - Bir hırsızı ihbar etmek istiyorum.

ihbar etmek
{f} peach
ihbar et
denounce
ihbar etmek
blow the whistle on
ihbar etmek
turn in
ihbar etmek
1. to denounce, inform on/upon/against. 2. to inform, notify
ihbar etmek
(Kanun) notify
ihbar etmek
nark
ihbar etmek
snitch
ihbar etmek
give notice
ihbar etmek
put the finger on
ihbar etmek
tip off
ihbar etmek
dob
ihbar etmek
(Kanun) advice
ihbar etmek
squeal on
ihbar etmek
inform on
ihbar et
tip off
ihbar et
{f} snitch
ihbar etmek
tell on

Tom threatened to tell on me. - Tom beni ihbar etmekle tehdit etti.

She threatened to tell on me. - O bana ihbar etmekle tehdit etti.

ihbar etmek
{f} complain
ihbar etmek
{f} grass
ihbar etmek
stool
ihbar etmek
put on the scent
ihbar etmek
grass on smb
ihbar etmek
{f} warn
ihbar etmek
{f} rat
ihbar etmek
fink on
ihbar etmek
{f} delate
ihbar etmek
peach against
ihbar etmek
tell on smb
ihbar etmek
{f} inform
ihbar etmek
(Fiili Deyim ) rat on
ihbar etmek
peach on
ihbar etmek
a) to denounce, to squeal, to inform (against/on sb), to tell on sb b) to inform, to notify
ihbar etmek
{f} inform against
التركية - التركية

تعريف ihbar etme في التركية التركية القاموس.

ihbar etmek
Bir suçu veya suçluyu yetkili makama gizlice bildirmek
ihbar etmek
Bildirmek, haber vermek
İhbar etmek
ihbarlamak
ihbar etme
المفضلات