i̇dmansız

listen to the pronunciation of i̇dmansız
التركية - الإنجليزية
التركية - التركية
ham
idmansız
Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi
idmansız
İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız
idmansız
Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi: "Ankara'nın politika oyunlarında, idmansız delegelerle savaşıyordum."- Y. Z. Ortaç
idman
Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma: "İçkide Tosun Ağa kadar değilse de hemen ona yakın idmanı vardı."- H. R. Gürpınar
idman
Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma
idman
Vücudun gücünü artırmak için yapılan alıştırma, spor, jimnastik, antrenman
İDMAN
(Osmanlı Dönemi) Beden terbiyesi. Jimnastik
İDMAN
(Osmanlı Dönemi) Alıştırmak. Bir şeyde meleke kazanmak için tekrar tekrar hareket yapmak
İdman
(Osmanlı Dönemi) RİYAZET
i̇dmansız
المفضلات