huysuz

listen to the pronunciation of huysuz
التركية - الإنجليزية
crusty
grumpy

He's a grumpy old man. - O huysuz yaşlı bir adam.

Tom is always grumpy in the morning. - Tom sabahleyin her zaman huysuzdur.

cranky

Tom was cranky last night. - Tom dün gece huysuzdu.

He was so cranky last night. - O, dün gece çok huysuzdu.

bad-tempered
grouchy

Tom is a grouchy old man. - Tom huysuz yaşlı bir ihtiyar.

Monday mornings make me really grouchy. - Pazartesi sabahları beni gerçekten huysuz yapar.

moody

Tom is stubborn and moody. - Tom inatçı ve huysuz.

Tom has been moody all week. - Tom bütün hafta huysuzdu.

crabby
bellicose
querulous
grum

Tom is always grumpy in the morning. - Tom sabahleyin her zaman huysuzdur.

Why does Tom look so grumpy today? - Tom bugün niçin öyle huysuz görünüyor?

snuffy
touchy
ill-humoured
cross-grained
badtempered
tetchy
out-of-sorts
pettish
contrary
ill humored
spleenful
quarrelsome
peevish
out of sorts
peppery
shirty
(Argo) mardy
liverish
gnarled
stroppy
surly
snappish
ill tempered
ratty
jadish
sullen
prickly
ill humoured
snarl
sulky
spleenish
shrewish
(Latin) amara
ill temper
ornery
peeved
as cross as two sticks
naysayer
perverse
out of humour
spleen
morose
patchy
grumbling
finicky
fretfully
doggish
(Konuşma Dili) like a bear with a sore head
sour
testy
ill natured
fussiness
temperamental
ill-humored
bad-tempered; irritable, fractious, irascible, testy, perverse, cranky
bad tempered
cantankerous
cross grained
thrawn
disagreeable

Tom is a disagreeable old man. - Tom huysuz yaşlı bir adam.

He's a very disagreeable man. - O çok huysuz bir adam.

huysuz bir şekilde
perversely
huysuz bir şekilde
acrimoniously
huysuz kocakarı
(Argo) battle-ax
huysuz olmak
be bad-tempered
huysuz, kavgacı, gürültüc
cranky, fractious, gürültüc
huysuz at
outlaw
huysuz at
vicious horse
huysuz bir biçimde
ornerily
huysuz kadın
scold
huysuz kadın
vixen
huysuz kadın
wildcat
huysuz kimse
crabby person
huysuz kimse
(deyim) cross-patch
huysuz mizaç
ill-humour
huysuz olmak
have a bad temper
huysuz tip
grump
التركية - التركية
Huyu iyi olmayan, geçimsiz, şirret: "Yeni edindiği bu huysuz ve kavgacı tabiatı, küçükken masum hâllerinin ona sağlamış olduğu hoşgörüyü çabucak yok etti."- Y. N. Nayır
Huyu iyi olmayan, geçimsiz, şirret
Geçimsiz
acuza
huysuz
المفضلات