hoş olmayan

listen to the pronunciation of hoş olmayan
التركية - الإنجليزية
{s} unpleasant

If you know that something unpleasant will happen, that you will go to the dentist for example, or to France, then that is not good. - Hoş olmayan bir şey olacağını biliyorsan, örneğin dişçiye gideceğini, ya da Fransa'ya, öyleyse bu iyi değil.

We had an unpleasant experience there. - Orada hoş olmayan bir deneyim yaşadık.

unpalatable
unlikeable
ungracious
objectionable
unlikable
disagreeable
unenjoyable
unenviable
hoş olmayan durum
unpleasantness
hoş olmayan
المفضلات