hesaplaşma

listen to the pronunciation of hesaplaşma
التركية - الإنجليزية
revenge
settlement
settling accounts with
liquidation
settling
payoff

Tom said that he would not invest in stocks unless there was a definite payoff. - Tom kesin bir hesaplaşma olmadığı sürece o hisse senedine yatırım yapmayacağını söyledi.

reckoning
showdown
(Ticaret) rendering an accounting
(Ticaret) settling of account
account
hesaplaşma günü
day of settlement
hesaplaşma günü
day of reckoning
hesaplaşma günü
settling day
hesaplaşmak
settle up
hesaplaşmak
score
hesaplaşmak
come to terms with
hesaplaşmak
settle old scores
hesaplaşmak
pay off old scores
hesaplaşmak
settle accounts mutually
hesaplaşmak
settle an account with sb
Hesaplaşmak
(deyim) square up with someone

Please pay my bills, I will square up with you when I come back.

hesaplaşmak
come to terms, get square with, make up one's account with, settle accounts with, settle an account, settle up, square accounts with, square an account, square up with
hesaplaşmak
settle an account
hesaplaşmak
square up with
hesaplaşmak
square an account
hesaplaşmak
settle accounts with
hesaplaşmak
get square with
hesaplaşmak
come to terms
hesaplaşmak
to reckon with, deal with; to come to terms with
hesaplaşmak
settle accounts
hesaplaşmak
square accounts with
hesaplaşmak
make up one's account with
hesaplaşmak
to settle accounts mutually; to settle accounts with each other
hesaplaşmak
to settle old scores with, get even with
mahsup hesaplaşma
(Ticaret) intercompany elimination
التركية - التركية
Hesaplaşmak işi
Hesaplaşmak
(Osmanlı Dönemi) TAHASÜB
hesaplaşmak
Birbirindeki alacakla vereceğin hesabını yapmak
hesaplaşmak
Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak: "Benimle mahkeme huzurunda hesaplaşacağını söyleyerek derhâl dışarı çıktı."- R. N. Güntekin
hesaplaşmak
Bir şeyin olumlu veya olumsuz yönlerini düşünürek, tartışarak bir yargıya varmak
hesaplaşmak
Karşılıklı olarak kozlarını paylaşmak
hesaplaşma
المفضلات