heavy rain

listen to the pronunciation of heavy rain
الإنجليزية - التركية
şiddetli yağmur

Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi. - The heavy rain prevented us from going fishing.

Şiddetli yağmur nedeniyle, oyun iptal edildi. - The game was canceled because of heavy rain.

kara yağmuru
Sağanak

Sağanak yağışa rağmen hastanedeki dostunu ziyaret etti. - In spite of the heavy rain, he visited his friend in the hospital.

Sağanak yağmur nedeniyle tamamen ıslandım. Arabanla gelip beni alır mısın? - I'm completely wet because of the heavy rain. Will you come and pick me up with your car?

yoğun yağış

Yoğun yağış bütün trenlerin durmasına sebep olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım. - I had to take a taxi because the heavy rain caused all the trains to stop.

Yoğun yağış ardından büyük bir sel vardı. - Following the heavy rainfall, there was a big flood.

deluge, heavy rain, cloudburst
sel, şiddetli yağmur, şiddetli yağmur
الإنجليزية - الإنجليزية
heavy rain
المفضلات