Renk koordinasyonu ile ilgili Kelly'nin raporunda sunulan bilginin alternatif bir teori oluşturmada faydalı olacağı anlaşilmaktadır.
- The information presented in Kelly's paper on color coordination is seen to be of use in building up an alternative theory.
Teklif ettiğine alternatif yok mudur?
- Is there no alternative to what you propose?
Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.
- They had no alternative but to retreat.
Bana seçenek bırakmıyorsun.
- You leave me no alternative.
Başka seçenek olmadığını kabul ettik.
- We agreed that there was no other alternative.
Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.
- They had no alternative but to retreat.
Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.
- I can't believe that you aren't at least willing to consider the possibility of other alternatives.
Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?
- Did you consider other alternatives?
Tom daha önce Mary'yi John'la birlikte birden fazla ortamda görmüştü ve sonunda onların birbirlerini gördüklerini anladı.
- Tom had seen Mary with John on more than one occasion before and finally figured out that they were seeing each other.
Onun önünde aynı anda birden fazla soruna sahip olmak onu sinirlendirir,üzer ve çileden çıkarır.
- To have more than one problem before him at one time makes him irritable, upset and exasperated.